Su Kaynaklarının(Suyun) Tarımdaki Önemi

Su Kaynaklarının(Suyun) Tarımdaki Önemi

Açlık ve kıtlığın dünyayı ciddi olarak tehdit ettiği 21nci asırda toprak ve su kaynakları en önemli stratejik maddeler olarak kabul edilmektedir.
Bundan 6.000 yıl önce Mezopotamya bölgesinde Sümerler, kazdıkları hendeklerle Fırat ve
Dicle’nin sularını tarlalarına akıtmış böylece insanoğlunun i

lk sulu tarıma geçmesini sağlamışlardır. şehirler kuruldu, nüfus arttı, yönetici sınıflar ortaya çıktı. Benzer
gelişmeler Mısır’ın Nil, Hindistan’ın İndus vadileriyle Çin’de Sarı Nehir çevresinde yaşandı.
Su kaynaklarının en verimli şekilde değerlendirilmesi II. Dünya Savaşı’ndan sonra başlamıştır.
II. Dünya Savaşı’ndan sonra insanların beslenme ve giyinme gibi ihtiyaçlarının artışı topraktan daha çok faydalanmayı mecburi hale getirmiş ve bunun da etkin sulama ile sağlanabileceği sulama yatırımlarına öncelik verilmiştir. Türkiye’de de modern sulama projelerinin geliştirilmesi, 1950′li yılların başında DSİ ve TOPRAKSU gibi kamu kurumlarının kurulması ile büyük oranda hızlanmıştır. Türkiye’de ekilebilir araziler limitine 1970′li yıllarda ulaşılmış, bu tarihten itibaren ise tarımsal üretimin arttırılması ancak ülke genelinde geliştirilen modern sulama projeleri ile mümkün olabilmiştir.
Türkiye topraklarının 25,8 milyon hektarlık kısmı sulanabilir arazilerden oluşmaktadır.
Ekonomik olarak sulanabilir arazi miktarı ise 8,5 milyon hektardır. DSİ, Mülga Köy
Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve halk sulamalarıyla bu alanın ancak 4,9 milyon hektarlık
kısmı sulamaya açılabilmiştir.
Sektörlere göre yapılan su tüketim tahminlerinde, ülkemizin ekonomik olarak sulanabilir 8,5
milyon hektar arazisinin, bu iş için ayrılan ödenekler dikkate alındığında, tamamının
sulamaya açılabilmesi için yaklaşık 100 yıl daha gerekmektedir.
Dünyadaki sulanan alanlar ekili alanların sadece %17′lik kısmını oluşturmalarına karşın,
toplam tarımsal üretimin %40′ı bu alanlardan elde edilmektedir.

Leave a Reply