crazy monkey games

Dünya’da Susuzluk Yaşanan Bölgeler ve Susuzluğun Nedenleri

Dünya’da (Su Kıtlığı) Susuzluk Yaşanan Bölgeler ve Nedenleri

Şu an Dünya’da su kıtlığı(susuzluk) çeken ve gelecekte susuzluk çekeceği düşünülen ülkelerin büyük bölümü kuzey yarım kürede, aynı enlem kuşağındaki Afrika ve Orta Doğu ülkeleri ile bu kuşağın devamında yer alan yüksek nüfuslu Asya ülkeleridir. Bu ülkelerin çoğunluğunun ortak bir özelliği de su tüketimlerinin büyük bölümünün tarımdan kaynaklanmasıdır.

Dünyada tatlı su rezervleri
Günümüzde Asya, Afrika ve Orta Doğu’da 34 ülke, susuzluk içindeki ülkelerdendir. Bu ülkelerin nüfusunun 2025 yılına kadar 470 milyondan 3 milyara yükselmesi, yani 6 kattan fazla artması tahmin edilmektedir. Birleşmiş Milletler tarafından 1998 yılında yapılan orta vadeli nüfus tahminleri de 2025 yılında 48 ülkede 2.8 milyar insanın susuzluktan kaynaklanan sıkıntılar yaşayacağı şeklindedir. Bu ülkelerden 40 tanesi Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Sahra Altı Afrika ülkeleridir.


2050 yılında susuzluk çeken ülkelerin sayısı 54′e, bu şartlarda yaşamak zorunda olan insanların sayısı ise 4 milyara yükselecektir. Bu durum 2050′de 9.4 milyar olması beklenen dünya nüfusunun %40′ının su sıkıntısı çekeceği anlamına gelmektedir.
Susuzluk yaşayan veya gelecekte susuzluk yaşaması beklenen 5 sıcak nokta; Aral Denizi, Ganj, Ürdün, Nil ve Dicle-Fırat havzalarında bulunmaktadır. Bu noktalardan biri (Fırat-Dicle) Türkiye kaynaklı bir havza’dır. Diğerlerinden 3 tanesi ise Türkiye’ye yakın bölgelerdir. Dicle-Fırat nehirlerinden faydalanan 3 ülkenin (Türkiye, Irak, Suriye) 2001 yılındaki toplam nüfusları 107 milyondur. PRB (Population Reference Bureau) tarafından yapılan tahminlere göre 2025 yılı tahmini ise 158.6 milyon kişi olacağı yönündedir. Bu sebeple günümüzde bile su paylaşımı ile ilgili sorunlar yaşanan havzada bu sorunların daha da şiddetleneceği beklenmektedir.
Kuzey Afrika ve Arap Yarımadası ülkelerinin, su kıtlığını şu anda bile yaşıyor olmalarına rağmen, yukarıdaki sıcak noktalar arasında sayılmamalarının sebebi buraların bir havzaya dahil olmamaları ve su kaynaklarının önemli bölümünün fosil su olmasıdır. Fosil su depoları yağışlarla neredeyse hiç beslenmezler. Bu sebeple tıpkı petrol gibi kullanıldıkça tükenen kaynaklardır. Libya ve Suudi Arabistan başta olmak üzere Kuzey Afrika ülkelerinin ve Ürdün’ün en önemli su kaynakları bu fosil su depolarıdır.
Susuzluğun önemli derecede etkilediği bölgelerden biri de Orta Doğu’dur. Orta Doğu dünya nüfusunun %5′ini barındırıyor olmasına rağmen yenilenebilir su kaynaklarının yalnızca %1′ine sahiptir. Dünyada kişi başına yenilenebilir su kaynakları miktarı 7.000-8.000 m³/yıl iken bu bölgede 1.400 m³/yıl kadardır. Bu bölgenin sahip olduğu su kaynaklarının önemli bölümü ya sınır aşan su niteliğindedir, ya da sahiplik konusunda tartışmalar olan yerlerdedir. Fırat-Dicle ve Ürdün nehirlerinin su kullanım hakları konusundaki tartışmalar ve önemli yer altı sularına sahip Golan Tepeleri’nin işgal altında olması bu bölgede suyu her zaman stratejik bir kaynak durumuna sokmaktadır.
Su Kıtlığının nedenlerini başlıca üç başlık altında toplamak mümkündür.• Yenilenebilir kaynak miktarının kıtlığı,

• Suyun kullanım şeklindeki hatalar,

• Yüksek nüfus artışının kişi başına kaynakları azaltması.

Dünyanın yenilenebilir su kaynakları neredeyse sabittir. Fakat fosil su depolarının ve yağışlarla oluşmuş yer altı depolarının tükenmesi ile birlikte gelecekte küresel kullanılabilir su kaynaklarında bir azalma yaşanacaktır.
Doğal kaynaklara tek ilave tuzlu suyun arıtıldığı tesislerden gelmektedir. Dünya üzerinde 7500′ün üzerinde deniz suyundan içme suyu elde eden ayrıştırma kuruluşu vardır. Fakat, bunların toplam üretimi dünya su kullanımının %0.1′ini oluşturmakta ve bu katkının gelecekte artmayacağı düşünülmektedir.
Suudi Arabistan’ın şu andaki hızı ile 50 yıl, Libya’nın ise gerçekleştirmeye çalıştığı projelerden sonra 30-40 yıl içinde tüm fosil su depolarını tüketeceği tahmin edilmektedir. Ürdün de su kuyularının yakın tarihte kuruması sorununu yaşayacak ülkelerdendir.
Mevcut su kaynakları ile ilgili diğer bir sorun da zaten az olan suyun gittikçe daha fazla kirlenmesidir. Örneğin, Polonya’da son 20 yıl içinde nehirlerden elde edilen suyun, yüksek kalitede içme suyu elde etmedeki payı %32′den %5′e düşmüştür.

7 Yorum “Dünya’da Susuzluk Yaşanan Bölgeler ve Susuzluğun Nedenleri”

  1. çok uzun biraz kısaltın

  2. ayol şeker yaaa çok uzun benim için birazçık kısaltırmısın yaaa bunu biraz kısa yazmak istiyorumda LÜTFEN

  3. nesi uzun kısa bile.

  4. kendin kısalt hizmetçin yok

  5. lutfen düzgün konuşalım

  6. eğer güzel bir haber değilse neden salak gibi yorum yapıyorsunuz kafalarınızda sorun mu var

  7. bence emeğe saygı göstermeniz gerekir aptal dilgiller hhhhhaaaaaaa

Yorum Yapın

Yorum yapabilmek içingiriş yapmalısınız.